TAKSAV Edirne Temsilciliği’nde BirGün yazarı Oğuzhan Müftüoğlu ve SOL Parti Sözcüsü Deniz Demirdöğen’in katılımıyla “Türkiye’nin Çıkış Yolu” etkinliği düzenlendi. Katılımın yoğun olduğu etkinlikte “Birleşik muhalefet olanaklarının nasıl yaratılacağı”, “Çözüm sürecinin birleşik muhalefete etkilerinin ne olacağı” sıklıkla sorulan sorular arasında yer aldı.
Toplumsal Araştırmalar Kültür Sanat İçin Vakıf (TAKSAV) ülke genelinde siyaset söyleşilerini sürdürüyor.
Söyleşiler kapsamında dün TAKSAV Edirne Temsilciliği’nde BirGün yazarı Oğuzhan Müftüoğlu ve SOL Parti Sözcüsü Deniz Demirdöğen’in katılımıyla “Türkiye’nin Çıkış Yolu” etkinliği düzenlendi.
Katılımın yoğun olduğu etkinlikte “Birleşik muhalefet olanaklarının nasıl yaratılacağı”, “Çözüm sürecinin birleşik muhalefete etkilerinin ne olacağı” ve “Kürt hareketinin rejim ile ilişkilenme biçimi” özellikle merak konusu oldu.
İlk olarak konuşan Müftüoğlu, “Türkiye’nin bugünlere gelmesinde muhalefetin de – özellikle ana muhalefet partisinin – her aşamasında yapmış olduğu hatalarından dolayı katkısı olmuştur. Erdoğan’ın başbakanlığa giden yolun açılması, ana muhalefet partisinin desteğiyle meclisten çıkartılan yasayla gerçekleşmiştir. 12 Eylül referandumunda, ‘yetmez ama evet’ ihanetiyle yargı iktidarın vesayeti altına girmiştir. Rejimin oylandığı 2017 yılında da, bizler Haziran Hareketi ile gidişatı engellemeye çalışsak da mühürsüz oylarla sonuca iktidar lehine müdahale edilirken muhalefet etkisiz kaldı. En son, 2023 seçimlerinde ortaya çıkan imkân da adaylık tartışmalarının gölgesinde kaybedilmiştir. Ana muhalefetin, özellikle 19 Mart sürecinden sonra yürüttüğü mücadele çizgisini olumlu buluyoruz. Ancak, bu mücadelenin yeterli olması mümkün değil. Karşımızda devletin tüm imkânlarını elinde bulunduran iktidara karşı halkın birleşik örgütlü mücadelesi ile kazanabiliriz.”
Çözüm süreci kapsamındaki soruları da yanıtlayan Müftüoğlu, “Bir süredir yürütülen çözüm sürecinden rejim, iktidarının devamını hedeflemektedir. Yürütülen sürecin Kürt sorununun demokratik çözümünü hedeflediğini düşünmüyorum. Kürt sorununun çözümü, toplumsal barış ve Kürt halkının demokratik taleplerine yönelik adımlarla mümkündür. Türkiye’de yaşayan gençlerin, kadınların, işçilerin, Türk’ün, Kürt’ün geleceğinin ortak olduğunu; Kürt halkının çoğunluğunun rejim karşısında muhalefet cephesinde bulunacağını düşünüyorum. Halkın örgütlü gücünün karşısında, hiçbir gücün duramaz” dedi.
SOL Parti Sözcüsü Deniz Demirdöğen konuşmasında; Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğunu ifade etti. Demirdöğen, “Önümüzdeki bu yol ayrımında memleketin aydınlık bir geleceğe doğru yönelip, yönelmeyeceğini geniş muhalefet güçlerinin atacağı adımlara belirleyecek. Türkiye’deki bütün muhalefet güçlerinin bu rejimden kurtulmayı önceleyen bir siyaset izlemesi gerekmektedir. Halkın siyasetin öznesi olacağı bir mücadelenin benimsenmesi gerekmektedir. Tüm bunlarla birlikte, toplumdaki tüm direniş eğilimlerinin birleştirileceği, halkın örgütlü gücünü açığa çıkartılacağı bir mücadeleye ihtiyaç bulunmaktadır” diye konuştu.





